Sayfalar

7 Haziran 2023 Çarşamba

The Batman


50 tane Batman filmi çekildi. 90'larda, İnter Star kanalının, Pazar geceleri, Parlament Sinema Kulübü yayın kuşağının ilk filmi olan, 1989 yapımı Batman filmi benim için ayrı yer tutar. Yönetmen Tim Burton'un tasvir ettiği, pislik içindeki  kaotik Gotham City temasını  başka hiç bir yönetmen bu şekilde canlandırmayı  başaramadı. 

Daha sonra Nolan'ın serileri gündeme geldi, o da  Gotham City diye bildiğin direk New York City'i gözümüze soktu. 

Bu, son ortaya çıkan seride ise yönetmen Matt Reeves, Burton kıvamını yakalayamasa da kısmen de olsa  Gotham atmosferini  perdeye yansıtmış




30'lu yaşlarındaki Bruce Wayne, Gotham City'deki suçlular ile uğraşmaktadır. Fakat serinin ilk sıkıntılı adamı her zaman Joker olmasına rağmen bu sefer ilk düşman, Bilmececi. 

Şehrin ileri gelen bürokratları tek tek acayip usüllerle  öldürülür. Her cesetin yanına garip zarflar şeklinde ipuçları bırakan yeni psikopat, tahmin edeceğiniz üzere en sonunda Batman ile karşılaşır. 

Batman'ı canlandıran oyuncu Robert Pattinson iyi bir performans ortaya koymuş. Soğuk yüz hatları, ses tonunu iyi ayarlaması vs...

Çekim tekniğinde de ayrıca bir gizem var. Arka fonda, sanki bir sis  efekti kullanılmış ama bunu net olarak göremiyorsunuz. Sanki orada var ama görünmüyor gibi. Bu teknik,  Gotham'ın karanlık atmosferi ile iyi yedirilmiş. 

8 Mayıs 2023 Pazartesi

Kaplanın Sırtında - Zülfü Livaneli







Selanik'te bir köşkte, bizim 2. Abdülhamit sürgün dönemlerini yaşar. Ciddi bir paranoya halindedir. Kendini zehirlemesinler diye, ineğini hatta inekten süt sağan sütçüsünü bile yanında getirmiştir. Arada ziyaretine gelen doktoru ile dertleşir. Doktorda padişahı aslında hiç sevmez. Ama yavaş yavaş aralarında bir sinerji oluşur.

Kitapta  ilginç konular var. Osmanlı'nın, bir savaşta, dünyaya  medyasına kendi tarafından da çok şehit verdiğini göstermek amacıyla ölmüş  "yabancı" askerleri sünnet ettirmesi gibi,  başka bir padişah ise  ele geçirmediği  topraklara ayak basmıyor yabancı toprağı diye (prensip gereği kendine ait olmayan devletin toprağına ayak basmam diyor), ama bu kişiye Avrupa'dan davet geliyor, oda çözümü çizmelerinin içine İstanbul'un toprağını koyarak buluyor. Doktor ile padişah arasındaki Kıbrıs meselesi de  ilginç, padişah burada hatasını kabul ederek Rus tehlikesine karşı Kıbrıs adasının idaresini 100 yıllığına İngilizlere verdiğini fakat İngilizlerin buraya komple çöktüğünü itiraf ediyor.

Kitapta ilginç tarihi bilgiler var. Padişah portresi güzel resmedilmiş.  Her şeyden huylanan ama bir o kadarda zeki. 

1 Nisan 2023 Cumartesi

Kumandanı Öldürmek - Haruki Murakami






Bu adamın kesin öbür dünyaya yada paralel evrenlere falan merakı var. Ya da bilemiyorum kesin başından ruhsal bir deneyim geçmiş olmalı.

Yazar gene tek bir ana karakter belirlemiş. Bu karakterin roll dağılımı üç tane ev arasında gidip geliyor. Dar alanda geçen ve 800 küsür sayfa olan bu kitap tereyağı gibi akıyor. Sanat budur işte.

Başlangıç karakterine X diyelim. Bay X, eşinden ayrılık sürecinde sağlam resimler çizen bir resim öğretmeni. Ormanlık bir vadide hem kendi halinde takılır hemde işine gidip gelir. Gece uyurken tam saat 2'de ritmik bir çan sesi duyar. Sesin kaynağını araştırır ve ortaya acayip bir varlık çıkar. Bu varlığın yönlendirmesi ile vadideki  diğer komşuları olan iki kişi arasında çok enteresan olaylar cereyan eder. Detayına girmiyorum yarın bir gün okursanız tadı kaçmasın. 

Yazarın en iyi yaptığı şeylerden biride konuyu diğer bir konu ile çok iyi bağlayıp içi içe yedirmesi. Başka bir yerde cereyan eden absürt bir olgu başka bir senaryoda ana temeli oluşturabiliyor. Her yazar bunu yapamaz. Yapmaya çalışan bir çok yazarda ölçüyü tutturamayıp saçmalıyor. 

27 Şubat 2023 Pazartesi

Yüzücüler - The Swimmers (Netflix)

 




Yönetmen; Sally El Hosaini

Senarist; Jack Thorne, Sally El Hosaini

Oyuncular; Nathalie Issa, Manal Issa, Matthias Schweighöfer

Orijinal adı The Swimmers

İMBD; 7.4


İlk başta Netflix'te önerilenlerde çıktı karşıma. Daha sonra yorumlarına çok değer  verdiğim bir sinema eleştirmeni köşesinde bu filmi incelemiş. Eleştirmen inanılmaz övgüler ile bahsetmişti filmden. Fakat filmin adı beni bir türlü çekemedi. Sonra sıkıntıdan izleyeyim dedim. Fakat baştan söyleyeyim, bu filme yüzücüler adını vermek baştan sona saçmalık olmuş. Film en başta isimden kaybetmiş !!!

Film daha çok Suriye'de normal hayat süren insanların, ülkede işlerin karışması ile Avrupa'ya kaçış öyküsünü anlatıyor. Mültecilerin dramı, İstanbul'un nasıl bir mülteci aktarım merkezine dönüştüğü, denizde inanılmaz hayat mücadelesi, polis korkusuyla insanların soyulduğu hatta tecavüz edildiği bir dram hikayesi. Daha önce Şam'da yüzme alanında derece yapan iki kız kardeş, göç ettiği  Almanya'da yüzme sporuna geri dönerler. Daha sonra küçük kardeş, sağlam bir antrenman ile Rio olimpiyatlarına katılmaya hak kazanır. Yani, ikinci veya üçüncü temada işlenen konu, ön plana çıkarılarak filmin adı haline getirilmiş. Film yüzücü kısmı gerçek hikayeye dayanıyor. Küçük kız kardeş Yusra Mardini, Almanya'da mülteci takımı ile hazırlanıp olimpiyat vizesi almış. Ama filmin sonunu daha duygusala bağlayıp abartmışlar. 

Sonuç olarak, filmin ismi sizde farklı çağrışım yapmasın , bu yapım gerçekten olmuş. İki saati aşan bir sürede akıcı şekilde izleniyor. 

 


20 Ocak 2023 Cuma

şikayetvar.com






Mesleğim gereği müşteri şikayetlerini takip ediyorum. Bir mağazada  canlı gördüğüm olaya şikayetvar.com'da denk geldim. Şikayet eden sözde mağdur, mağdurluk katsayısını yükseltmek için baya bir sallamasyon şikayet yorumu yapmış. Hani olayı görmesem inanacağım. Hem olayı büyütmüş, hemde mağaza personeline hakarette bulunmuş. Kurumsal görünen bu tip platformlar, olayın aslını astarını araştırmadan nasıl firmayı ve kişileri karalayan yorumlara zırt diye sayfasında yer verebiliyor enteresan.



28 Aralık 2022 Çarşamba

Kayıp Tanrılar Ülkesi - Ahmet Ümit


 

" Baba olmayı beceremeyenler tanrı olmayı da beceremezler. Ve onlar her türlü vahşeti ve aşağılanmayı hak ederler. "


Kitap, kendini Zeus zanneden bir manyağın, kendi tasarladığı mitolojik sahnelerin önünde mitolojik kahramanların zamanında rakiplerini öldürdüğü gibi, kurbanlarını öldürmesi ile sürüp gidiyor. Konu buraya kadar tamam. Ama konu içinde konular ve bazı mitolojik bilgiler farklı bakış açılarına kapı aralıyor.

Zamanında ülkemizde inşaa edilen ( Bergama )  ve tanrılara kurban verilen Zeus Altarı'nın, dönemin Almanya yönetiminin bastırması sonucu, Osmanlı zamanında parça parça sökülerek Almanya Berlin'e taşınması benim bu güne kadar bilmediğim bir konuydu. Cumhuriyet dönemine sürekli çakan kesim, acaba ülkemizin milli ve yerli serveti olan böyle bir eserin, dönemin  Osmanlı yönetiminin yol vermesi ile Almanya'ya taşınmasına ne diyeceğini merak ettim açıkcası.

Nazi fanatiklerinin de kitapta anlatıldığı üzere, devlet içerisinden kollandığı, desteklendiğini duymakta beni ürpertti.  Acaba dedim bu Nazi sempatizanı kesim ufak ufak Almanya içinde paralel şekilde örgütleniyor mu?


" Fırtınalar öfkemdir, şimşekler kükreyişim, yıldırımlar mızraklarım. Bundan böyle tanrıların, titanların, devlerin ve insanların kralı benim" 

Kitap içinde  sürekli mitolojik anlatılara yer verilmiş. Çokta iyi olmuş, çünkü mitolojiye meraklı olan ben, bu tip anlatımlar ile baya bir doyuma uğradım. 


Zeusun babası Kronos, babası olan, yani Zeus'un dedesi Uranos'u  öldürmüş. Amacı tahta geçmekmiş. Gene bu acayip zincirleme kehanete  görede Kronos'u, çocuklarında biri devirerek tahta geçecekmiş. Bunu duyan Kronos, doğan bütün çocuklarını yemiş. Fakat Zeus'u bir şekilde saklamışlar. Zeus ortaya çıkar babasının karnını yarıp kardeşlerini serbest bırakır. Sonra büyük savaş olur, Zeus ve saz ekibi hepsini yener ve görev dağılımı yapar. abilerinden birini denizlerin hakimi yapar. ( Poseidon ) . 

Yer altı dünyası yada ölülerin ülkesini diğer abi Hades'e bırakır. Kendisi de gökyüzünün hakimiyetini alarak Olimpos'ta ki sarayına çekilir. 


En sonunda konu günümüze döner. Cinayet aydınlatılır ve kitap biter. Genel olarak beğendim. Akıcı ve sürükleyici. Yazarın diğer kitaplarından okumaya devam edeceğim. 







12 Kasım 2022 Cumartesi

Tokatlı Kanyonu Safranbolu

 


Burası Safranbolu'ya 6.5 km mesafede. Biraz yokuş tırmanıp ters yöne dönüyorsunuz. Kanyonun tam girişinde vadiyi tepeden gösteren cam teras var. Giriş ücreti, tam 10, öğrenci 7 TL. Cam terasın hemen orda bir otopark var. Ücretli olan bu otoparka sakın girmeyin. Çünkü hemen azıcık aşağısında ücretsiz otopark var.




Vadiye girişte gene aynı şekilde, tam 10, öğrenci 7 TL şeklinde. Bacağınız sağlam ve kendinize güveniyorsanız 280 küsür basamaktan oluşan merdivenleri inip vadiyi gezebilirsiniz. Safranbolu'ya gitmişken buraya mutlaka uğrayın. Ben gidemeyenler için çekmiş olduğum videonun linkini buraya koyuyorum.