Egeli olduğumuz için Manisa taraflarında çok meşhur olan Şambali tatlısına bayılıyorum. Ne zaman İzmir'e gitsem yemeden dönmüyorum. Hatta İzmir'e gitme sebeplerimden biri, bu tatlının orijinalini yemek. Çünkü bu zıkkımın hası Ankara'da kolay kolay bulunmuyor, hatta hiç bulunmuyor(du). Fakat dün tesadüfen instagram'da gezerken, Ankara konumlu bir şambalici reklamı gördüm. Belirtilen adrese gittim. Baktım adamalar tepsi tepsi tatlı getirmiş. Önden test amaçlı bir dilim aldım. Hakikaten orijinal Şambali. Arkasından 1 kg hazırlattım. Dediklerine göre; Manisa Turgutlu'dan sipariş ile tepsi tepsi tepsi getirip buradan satışa sunuyorlarmış. Şambali'nin yanında diğer tatlı türleri, kadayıf vs hatta çiğ köfte bile var. İsteyenler için Şambaliyi kaymak ve tahin ile de servis ediyorlar. Normalde bu tatlı dilim hesabı satılır fakat burada kg ile satılıyor.
Merak edenler için, İnstagram bağlantı linkini buradan paylaşıyorum.
21 Ekim 2024 Pazartesi
Ankara'da Orjinal Şambali Tatlıcısı
25 Nisan 2024 Perşembe
Kapadokya - Zelve Açık Hava Müzesi
Hacı Bektaş Veli'den sonra bayramın 2. günü rotasını, bir güne sığdıracak şekilde Kapadokya Zelve Vadisi şeklinde tasarladık. Bayramın birinci günü gecesi vakit geçirmek için en azından Nevşehir merkezi gezelim dedik. Fakat ne görelim. Koca şehirin merkezi acayip ölü vaziyette. Caddelerde kafa dağıtacak mekanları geçtim normal kafe yok gibi. Bir tane avm gördük başka hareket yok. AVM'nin güvenliğine sordum; üniversite taraflarında kafeler var dedi. O bölgeye gittik fakat sadece Starbucks tarzı üç beş kafe ve tavuk dönerci formatı dışında hiçbir şey yok. Yani çevre ilçeleri bu kadar renkliyken, turizm potansiyeli hayli yüksek olan bir bölgenin merkezinin bu kadar ölü olması çok çok garip bir durum.
Bayramın 2. günü sabahı Avanos'a kahvaltıya gittik. Nevşehir merkeze göre ortam mükemmel. İlçenin eski kent merkezi ırmağın kenarında yamaca kurulmuş. Tarihi dokuya uygun yer altı işletmesi tarzında çömlek vs satan hatta kendi çömleğinizi yapabildiğiniz ilginç satış noktaları var. Kızılırmak kenarındaki çay bahçeleri parklar vs baya güzeldi. Buradan ayrıldıktan sonra Zelve Açık Hava Müzesine gittik. Korkunç bir kalabalık vardı. Arabayı park edecek yeri dağ yolunda zor bulduk. Müze kart ile giriş yaptık. ( Müze Kart girişte satılıyor. Müze kart dışında başka bir giriş alternatifi yok. Tek geçişlik bilet gibi bir alternatif olabilirdi mesela. Fakat tek girişlik bilet yabancı turistler için var. Ücreti 12 TL. Müze kart ücreti tam 60 TL)
Zelve Vadisinden çıkıp, Göreme tarafına giderken görülmesi gereken bir dünya nokta var. Fakat hem zamanımız dardı hemde kalabalık korkunçtu. Biz direk Göreme'ye gittik. Yoğun bir trafik konvoyundan sonra ulaşabildik. Göreme'nin merkezi çok hareketli. Özellikle mekanlar konusunda hayli zengin. Burada Çinli, Hintli ve Koreli hayli turist gördük. Yeme içme fiyatlarıda son zamlardan sonra uçmuş durumda. Bulabileceğiniz en uygun mekanda bile fiyatlar yüksek gelebilir.
Sonuç olarak Kapadokya çok zengin gezi rotaları sunan bir coğrafya. Yani öyle bir iki günde sindire sindire gezilebilecek bir yer değil. Süre sıkıntısından dolayı ancak bu kadar gezebildik. Geniş bir zamanda Kapadokya'yı karış karış keşfedeceğim.
18 Nisan 2024 Perşembe
Hacı Bektaş Veli - Gezi Notları
Bayramın ilk iki günü için izin kopardım biraz gezdim, ancak yazıya dökebiliyorum. Nevşehir tarafına bir rota çalıştım. İlk durak olarak Hacı Bektaşi Veli hazretlerinin türbesi ve müzesine gittik.
Bayramın birinci günü olması nedeniyle açılış saat 13.00'da yapıldı. Saati bekleyene kadar hemen yukarıda Uğur Mumcu Park - Kafede vakit geçirdik. Kafe, konumu ve yeşilliği ile çok şirindi. WC ihtiyacı için kafenin altında ücretli wc'de bulunuyor ( 7.5 TL). Müzeye en yakın wc burada haberiniz olsun.
Müzeye giriş ücretsiz. Yapı, iki ana kısımdan oluşuyor. Birinci bölüm dervişlerin yaşadığı, eğitim aldığı, nefsini terbiye ettiği alanlar. Sohbet alanları, eğitim alanları ve mutfak gibi alanlar bu bölümde bulunuyor. Ayrıca bu bölümde tarihi bir cami var. Fakat enteresan şekilde bu cami için abdest alacak yer yok. Müzenin avlusunda tarihi oluklardan su akıyor ama buralarda abdest almak o yoğunlukta pek normal değil. Dışarıdaki wc'de de lavabolar dışında abdest almak için şartlar sağlanmamış.
Müzenin ikinci kısımında türbeler bulunuyor. İlk olarak Balım Sultan Türbesine gittik. Türbenin önünde tarihi bir ağaç var. Buradan çıkınca Hünkar Hacı Bektaş Veli HZ'nin türbesine gittik. Ortamın havası inanılmazdı. Yoğun bir sıradan sonra sandukanın yanına girebildik.