Sayfalar

27 Şubat 2023 Pazartesi

Yüzücüler - The Swimmers (Netflix)

 




Yönetmen; Sally El Hosaini

Senarist; Jack Thorne, Sally El Hosaini

Oyuncular; Nathalie Issa, Manal Issa, Matthias Schweighöfer

Orijinal adı The Swimmers

İMBD; 7.4


İlk başta Netflix'te önerilenlerde çıktı karşıma. Daha sonra yorumlarına çok değer  verdiğim bir sinema eleştirmeni köşesinde bu filmi incelemiş. Eleştirmen inanılmaz övgüler ile bahsetmişti filmden. Fakat filmin adı beni bir türlü çekemedi. Sonra sıkıntıdan izleyeyim dedim. Fakat baştan söyleyeyim, bu filme yüzücüler adını vermek baştan sona saçmalık olmuş. Film en başta isimden kaybetmiş !!!

Film daha çok Suriye'de normal hayat süren insanların, ülkede işlerin karışması ile Avrupa'ya kaçış öyküsünü anlatıyor. Mültecilerin dramı, İstanbul'un nasıl bir mülteci aktarım merkezine dönüştüğü, denizde inanılmaz hayat mücadelesi, polis korkusuyla insanların soyulduğu hatta tecavüz edildiği bir dram hikayesi. Daha önce Şam'da yüzme alanında derece yapan iki kız kardeş, göç ettiği  Almanya'da yüzme sporuna geri dönerler. Daha sonra küçük kardeş, sağlam bir antrenman ile Rio olimpiyatlarına katılmaya hak kazanır. Yani, ikinci veya üçüncü temada işlenen konu, ön plana çıkarılarak filmin adı haline getirilmiş. Film yüzücü kısmı gerçek hikayeye dayanıyor. Küçük kız kardeş Yusra Mardini, Almanya'da mülteci takımı ile hazırlanıp olimpiyat vizesi almış. Ama filmin sonunu daha duygusala bağlayıp abartmışlar. 

Sonuç olarak, filmin ismi sizde farklı çağrışım yapmasın , bu yapım gerçekten olmuş. İki saati aşan bir sürede akıcı şekilde izleniyor. 

 


20 Ocak 2023 Cuma

şikayetvar.com






Mesleğim gereği müşteri şikayetlerini takip ediyorum. Bir mağazada  canlı gördüğüm olaya şikayetvar.com'da denk geldim. Şikayet eden sözde mağdur, mağdurluk katsayısını yükseltmek için baya bir sallamasyon şikayet yorumu yapmış. Hani olayı görmesem inanacağım. Hem olayı büyütmüş, hemde mağaza personeline hakarette bulunmuş. Kurumsal görünen bu tip platformlar, olayın aslını astarını araştırmadan nasıl firmayı ve kişileri karalayan yorumlara zırt diye sayfasında yer verebiliyor enteresan.



28 Aralık 2022 Çarşamba

Kayıp Tanrılar Ülkesi - Ahmet Ümit


 

" Baba olmayı beceremeyenler tanrı olmayı da beceremezler. Ve onlar her türlü vahşeti ve aşağılanmayı hak ederler. "


Kitap, kendini Zeus zanneden bir manyağın, kendi tasarladığı mitolojik sahnelerin önünde mitolojik kahramanların zamanında rakiplerini öldürdüğü gibi, kurbanlarını öldürmesi ile sürüp gidiyor. Konu buraya kadar tamam. Ama konu içinde konular ve bazı mitolojik bilgiler farklı bakış açılarına kapı aralıyor.

Zamanında ülkemizde inşaa edilen ( Bergama )  ve tanrılara kurban verilen Zeus Altarı'nın, dönemin Almanya yönetiminin bastırması sonucu, Osmanlı zamanında parça parça sökülerek Almanya Berlin'e taşınması benim bu güne kadar bilmediğim bir konuydu. Cumhuriyet dönemine sürekli çakan kesim, acaba ülkemizin milli ve yerli serveti olan böyle bir eserin, dönemin  Osmanlı yönetiminin yol vermesi ile Almanya'ya taşınmasına ne diyeceğini merak ettim açıkcası.

Nazi fanatiklerinin de kitapta anlatıldığı üzere, devlet içerisinden kollandığı, desteklendiğini duymakta beni ürpertti.  Acaba dedim bu Nazi sempatizanı kesim ufak ufak Almanya içinde paralel şekilde örgütleniyor mu?


" Fırtınalar öfkemdir, şimşekler kükreyişim, yıldırımlar mızraklarım. Bundan böyle tanrıların, titanların, devlerin ve insanların kralı benim" 

Kitap içinde  sürekli mitolojik anlatılara yer verilmiş. Çokta iyi olmuş, çünkü mitolojiye meraklı olan ben, bu tip anlatımlar ile baya bir doyuma uğradım. 


Zeusun babası Kronos, babası olan, yani Zeus'un dedesi Uranos'u  öldürmüş. Amacı tahta geçmekmiş. Gene bu acayip zincirleme kehanete  görede Kronos'u, çocuklarında biri devirerek tahta geçecekmiş. Bunu duyan Kronos, doğan bütün çocuklarını yemiş. Fakat Zeus'u bir şekilde saklamışlar. Zeus ortaya çıkar babasının karnını yarıp kardeşlerini serbest bırakır. Sonra büyük savaş olur, Zeus ve saz ekibi hepsini yener ve görev dağılımı yapar. abilerinden birini denizlerin hakimi yapar. ( Poseidon ) . 

Yer altı dünyası yada ölülerin ülkesini diğer abi Hades'e bırakır. Kendisi de gökyüzünün hakimiyetini alarak Olimpos'ta ki sarayına çekilir. 


En sonunda konu günümüze döner. Cinayet aydınlatılır ve kitap biter. Genel olarak beğendim. Akıcı ve sürükleyici. Yazarın diğer kitaplarından okumaya devam edeceğim. 







12 Kasım 2022 Cumartesi

Tokatlı Kanyonu Safranbolu

 


Burası Safranbolu'ya 6.5 km mesafede. Biraz yokuş tırmanıp ters yöne dönüyorsunuz. Kanyonun tam girişinde vadiyi tepeden gösteren cam teras var. Giriş ücreti, tam 10, öğrenci 7 TL. Cam terasın hemen orda bir otopark var. Ücretli olan bu otoparka sakın girmeyin. Çünkü hemen azıcık aşağısında ücretsiz otopark var.




Vadiye girişte gene aynı şekilde, tam 10, öğrenci 7 TL şeklinde. Bacağınız sağlam ve kendinize güveniyorsanız 280 küsür basamaktan oluşan merdivenleri inip vadiyi gezebilirsiniz. Safranbolu'ya gitmişken buraya mutlaka uğrayın. Ben gidemeyenler için çekmiş olduğum videonun linkini buraya koyuyorum. 




7 Kasım 2022 Pazartesi

AVM'lerde Okul Gezileri Dönemi



Bizim zamanımızda okullarda öğretmenler, öğrencileri pikniğe, müzeye, doğaya yada parklara götürürken şimdinin okullu çocukları, öğretmenleri tarafından AVM'lere götürülüyor. Öğretmenlerin işine mi geliyor nedir, sürekli okul gezileri AVM eksenli düzenlenir oldu. AVM'ler hayatta öyle bir yer tuttu ki gidemeyip depresyona  girenler bile var. İlla bu merkezlerden inşaa edeceksen şehir dışına yap. Zaten müşteri profili çoğunlukla araba ile gelen tipler. Şehir içinde de cadde alış- verişini canlandır. 

Sektörün içinde olduğum için biliyorum. Saat 10'da açılır açılmaz  içeri koşarak girenler, yılbaşı günü aldığı hediyeyi depar atarak değiştirmeye  gelenler, güneşli ve harika bir pazar sabahı doğaya açılmak yerine soyunu sopunu toplayıp kalabalık olarak ailece mağaza vitrini seyredenler, ne ararsan var.

4 Ekim 2022 Salı

Stephen King - Yabancı

 

Stephen King - Yabancı



" Farkında olduğum her bir düşüncenin ardında sıraya girmiş bir düzine düşünce daha olduğuna inanıyorum. "

King reisin daha önce yeni yazdığı "polisiye" denemelerini okuma teşşebüsünde bulunmuştum ama beğenmemiştim. Belki sorun bendeydi, çünkü lise dönemlerinde içine düştüğüm konular, belki orta yaşlara doğru yelken açtığım şu yıllarda ilgimi çekmiyordur diye düşünmüştüm. Fakat elime geçen bu kitap beni çok fena uçurumların kenarlarına götürdü. Dedim, reis bu defa yapacağını yapmış. 

Kitapta çok ilginç benzetmeler var.  Adam anlatacağını öyle güzel metaforlar ile desteklemişki başka yazarlar bu işi bu derece kotaramaz. 

Bazı cinayetler işlenir, bütün deliller tutuklanan kişileri gösterir (DNA testleride dahil) ama cinayetleri işleyen, tutuklanan kişiler değildir. İşin içinde bir acayiplik olduğunu anlayan; polis, savcı, avukat vs oluşan bir grup bu işi çözmeye çalışır.

Konu bu şekilde ilerliyor. Film tadında, başına oturunca kalkmak istemeyeceğiniz bir roman arıyorsanız bu kitap tam olarak size göre. 















24 Ağustos 2022 Çarşamba

Şikago Mezbahaları ( Upton Sinclair )

Şikago Mezbahaları



"Kitap çok güzel fakat okurken bazen kusasım geldi."

Sessiz ve sakin bir ormanda başladım bu kitabı okumaya. Arada sivri sinekler rahatsız etmiş olsada gömüldüğüm kamp sandalyesinde kahvemi içerken, Şikago'nun et entegre tesislerinde sefalet içinde yaşayan Jurgis ailesinin yanına ışınlanıyorum.

Litvanya'dan ABD'nin Şikago şehrine iş bulma umuduyla gelen Jurgis kabilesi burada hayvanların kemiği ve kılıda dahil her yerinin değerlendirildiği devasa bir fabrikada iş bulur.

Tabi bu fabrikanın elli tane bölümü var. Kesimhane, kemiklerin işlendiği bir bölüm, gübrehane ( müthiş kokuyor : ) )kanların toplandığı bir bölüm vs vs. Aile üyeleri farklı bir çok bölümde işe başlar. Tabi burada  türlü olaylarla karşılaşırlar. Maliyet açısından borularda biriken pis etler normal etlere karıştırılır. Konserve bölümünde kaynar kazana düşen ve haşlanarak ölen  personelin eti konserveye karışır. Gübre bölümünde çalışanlara o koku o kadar işler ki normal hayatlarında bile pis kokmaya devam ederler. Yazın sıcağında su bulunmaz, kesimhanedekiler leş gibi kan kokusu içinde çalışır ve bu kokuya o derece alışırlar ki yemekhanede yemek yerken bile artık mideleri bulanmaz.

Dikkatimi çeken bir diğer konuda bıçak kullanan kasapların yoğun et kesmekten dolayı baş parmaklarını kaybetmeleri. 

Tabi aile üyelerinin başına dünya kadar sorun gelir. Ekonomik olarak düştükleri durum, aile bireylerinin birer birer dağılmasına neden olur. Kimisi iftiraya uğrar, kimisi de kötü yola düşer vs vs.