Sayfalar

31 Ocak 2019 Perşembe

Kültür-Sanat



Fare Kapanı (Tiyatro)


İngiltere kırsalındaki bu ufak motele misafirleri teker teker gelirken, aynı zamanda bir cinayet haberi radyodan yayınlanıyordu. İtalyan çakması son misafirde motele giriş yapınca, karanlık bir maceranın perdeleri aralandı.

Arkadaşlarla geçen akşam, bilet bulmanın hayli zor olduğu, Ankara Şinasi sahnesinde, Agatha Christie’nin Fare Kapanı isimli romanından uyarlanan aynı isimli oyununa gittik.

Sahne dekoru olarak; eski temalı ağır ahşap döşemeli, avizeli, İngilizler için olmazsa olmaz şömineli ve dışarıdaki kar fırtınasının hissini yansıtmak için pencereliydi.

Ara ara giren radyo yayını, kapı açıldığı zaman salona verilen fırtına sesi, oyuna bütünlük katan güzel detaylardı.

Bu oyuna henüz gitmemiş olan tiyatro severler için, içeriğine girmeden konusuna değinecek olursak, karlarla kaplı, ulaşım imkânı kalmamış, köşk bozması bir motelde, civardaki cinayet haberini duyan konukların, korku dolu bekleyişleri ve bunun sonucunda gelişen olaylar silsilesi anlatılıyor.

İlk bölümünü, ikinci bölümüne göre daha güzel bulduğum bu oyunun yaklaşık olarak iki buçuk saat sürdüğünü belirteyim.

30 Ocak 2019 Çarşamba

Sinema-Dizi



Katil Avcısı (Hunter Killer)

ABD-Rusya çekişmesinin olduğu filmlere çok sık denk gelmişsinizdir. Doğal olarak filmler ABD'li şirketler tarafından çekildiği için, film sonunda kazanan, haklı ve güçlü Amerika olarak gösterilir. Bu filmde de kısmen böyle olsa da, abartı bir ABD milliyetçiliği ön planda değil. Hatta ara ara Rusların, ABD tarafını terlettiğine bile şahit oluyoruz.

İşleyiş, konu olarak iki ülkenin deniz gücü üzerinden ilerliyor. Rusya Savunma Bakanı kısmi darbe ile Rusya Devlet Başkanını etkisiz hale getirir. Rusya açıklarında ABD deniz altısı batırılır, bölgede ne olup bittiğini öğrenmek için başka bir ABD denizaltısı bölgeye gönderilir. Yola çıkan bu denizaltının yönetiminde ünlü oyuncu Gerard Butler rol alıyor. Devamında, Rusya topraklarına, esir alınan Rusya Devlet Başkanını kurtarmak için beş kişilik özel bir birlik sızma yapar ve olaylar bu şekilde gelişir.

Aksiyon sahneleri, komplolar, dünyaya verilen “ savaş kötüdür “ mesajı ve oyunculuk benden geçer not aldı. Ayrıca bir denizaltının yaptığı manevralar ve mürettebatın bu koşullarda nasıl davrandığı ince bir detay olarak  beğeni mi kazandı.

29 Ocak 2019 Salı

Teknoloji



                  Oyuncuların Yeni Gözdesi Olmaya Aday, Acer Predator Triton 700



Dünya'nın en ince diz üstü bilgisayarı, dünyanın en güçlü notebooku derken, Acer oyunculara yönelik geliştirdiği bir diğer model olan Triton 700 modeli ile raflardaki yerini aldı.

Çevremdeki kullanıcılardan da olumlu geri dönüş aldığım Acer markası, notebook olarak hem kalitesi hem de soğutma teknolojisi olarak beğenimi kazanmıştı.

İncelediğimiz bu modelde, gerek inceliği, gerekse de yenileştirilmiş soğutma teknolojisi ile kalitesini bir tık daha öteye taşımış.

Ekranın hemen önüne konumlandırılmış, cam yüzeye sahip touchpad, bilgisayarın dikkat çeken diğer unsurlarından. 


Madde madde ana özelliklerine bakacak olursak,

7700 HQ işlemci

32 GB Hafıza

512 GB X 2 SSD

GTX 1080 8 GB GPU

Film, dizi vs gibi işler hariç nette gezinirseniz 5 saat pil ömrü

1 HDMI, 3 adet USB 3.0 yuvası ve bir adette Type-C yuvası

15.6 inç FHD 120 Hz ekran






         

Son olarak; incelik, soğutma teknolojisi, yenilik, performans diye kendimizi kaptırdığımız bir anda yaklaşık 17.000 TL'lik fiyat etiketi aklımıza gelince bir anda duvara toslamış gibi olup gerçek dünyaya dönüyoruz. :)

28 Ocak 2019 Pazartesi

Kültür-Sanat







Fahrenheit  451

Son dönemlerde kitap raflarında, yeni yüzü ile karşıma çıkan bu eseri merak edip bende okudum.

Kitap gene gelecek temalı olup, gelecekteki bir toplumda, kitapların yasaklanması ve elinde kaçak kitap bulunduran insanların kitaplarını yakmakla görevli bir itfaiyecinin hayatını konu alıyor.

Kitabın her köşesinde, geleceğin uçuk teknolojisini ve devletin kaçak kitap bulunduran insanlara  karşı barbarca uygulamalarına şahit oluyoruz.

Kitapta, robot hayvanlar, jet araçlar, yemek kapsülleri vs gibi gelecek temalı uçuk  teknolojik unsurlar ara ara karşımıza çıkıyor. 

Konu olarak, baş karakterimiz itfaiye memuru, görevini güzelce icra ederken başındaki amiri ile arası açılır ve sistemin bozuklukları kendisine ters gelmeye başlar.

Daha sonra meşhur itfaiyecimiz, sistem ile ters düşer, sistemin hedefi haline gelir ve yok edilmek üzere hedef haline getirilir.

Sistemden bir şekilde kaçan itfaiyeci, kendisi gibi kaçak yaşayan insanların arasına karışır. Bu kaçak yaşayan insanlar kitapları ezberleyerek sisteme delil bırakmamaktadırlar.

Kişisel görüşüm; bazı karşılıklı konuşmalar gereksiz olmuş. Konudan konuya atlanması ve bazı noktaların çok yavan şekilde işlenmesi okuyucuyu kitaptan soğutuyor.

25 Ocak 2019 Cuma

Kültür-Sanat









Soner Yalçın-Saklı Seçilmişler
      

Soner Yalçın’ı okuyanlar bilir. Daha çok derin yapılar ve bunların ülkemizdeki tarihsel süreçlerini anlatan yazar, Saklı Seçilmişler kitabı ile klasik çerçevesinin dışına çıkıyor.

Okuduğum bu kitapta, araştırmacı yazarın daha ön plana çıkardığı vurgu, küresel derin güçlerin, tarımsal gelişime ettikleri müdahale sonucu gıda sektörü üzerinden, ülke pazarlarını nasıl ele geçirdikleri, bununla bağlantılı olarak halk sağlığını nasıl etkilediği anlatılmakta.

Soner Yalçın, daha önceki kitaplarından alışkın olduğumuz gibi, olayları geçmişi ile ele alarak tarihsel süreçlerini açıklamalı olarak bizlere aktarmış. Gıda sektörü üzerine oynanan oyunlar, ürünlerin raf ömrünü uzatmak için yapılan hileler ve bunların arkasındaki küresel güçler, anlaşılır ve net bir şekilde okuyucuya sunulmuş.

Ben şahsi olarak kitaptan çok etkilendim ve marketten ürün alırken daha dikkatli davranmaya başladım.

23 Ocak 2019 Çarşamba

Kültür-Sanat






Kore Ulusal Müzesi

Gelişimini her yönden hissettiren Uzak Doğu ülkeleri, inşa etmiş oldukları akla ziyan büyüklükteki kültürel yapılarıyla da bunu dünyaya adeta bağırarak duyuruyorlar.

Bu tip yapılar daha çok Çin’in, Pekin ve Shangai  şehirlerinde ön plana çıksa da bu seferki adresimiz Çin değil Güney Kore.





Kore’nin başkenti Seul’de bulunan bu kültür abidesi tam olarak 307 bin metrekare inşaat alanına sahip. Kıyaslama yapmanız açısından bizim en büyük avm'lerden örnek vereyim. Biraz abes olacak ama elimizde o kadar büyük müze olmadığı için devasa avm'lerimiz ile büyüklüğünü göstermeye çalışalım.  Mesela Ankara’daki Ankamall avm 310 bin, İstanbul Cevahir avm 358 bin metrekare inşaat alanına sahip. 307 bin metrekare büyüklüğü ile bu yapı Asya'nın en büyük müzesi unvanını elinde bulunduruyor.




1945 yılında ilk olarak kurulan Kore Ulusal Halk Müzesi, bu yeni modern adresine 2012 yılında taşınmış.




Seul’de ulaşım olarak merkezi bir noktada konumlanan bu yapı 3 ana kattan oluşuyor. Birinci kat tarih öncesi çağlar, ikinci kat resim galerileri ve üçüncü kat ise heykel, el sanatlarına yönelik. Benzersiz bir kültür ve sanat ahengini ziyaretçilerine hissettiren müze, Seul’e gelen turistler için adeta vazgeçilmez bir durak haline gelmiş. Mobil uygulamaları, uygulamalı aktiviteleri ile birçok teknik alt yapı hizmeti ile gelen misafirler için her türlü olanak düşünülmüş.

Çocuklara yönelik özel bölümler ve aktivite imkânı sunan bu yapı, yetişkinlere yönelik sunum, akademik çalışmalar ve konser gibi etkinliklere yönelik imkânlar da sağlamakta.

22 Ocak 2019 Salı

Sinema-Dizi
















Kalbinizin  Ritmini Bozacak bir Yapım, "The Haunting of Hill House "

Dizi krizimin tuttuğu bu dönemlerde, araştırma yaparken bu diziyi keşfettim.

Dizi, klasik temalı korku senaryosu üzerinde ilerliyor gibi görünse de ara ara konuya farklılık katan gelişmeler dizinin klasik korku algısını kırmayı başarıyor.

Konu olarak, geçmiş ile günümüz arasında bağlantı kuran dizi, ilk olarak devasa bir malikanedeki bir ailenin başına gelenler ile başlıyor.

Ailenin yaşamı, kardeşlerin bağlılıkları, dizininin duygusal yönü olarak etkili şekilde işlenmiş. Sonra günümüze geçiyor ve aynı kardeşlerin geçmiş ile şimdiki olaylar arasındaki bağlantısı, izleyiciye kopukluk olmayacak şekilde aktarılıyor.

İzleyiciyi hem çekim efektleri hemde içerik olarak içine çekmeyi başaran dizi, hiç ummadığınız zamanlarda sizi korkutmayı başarıyor. Özellikle sağlam bir ses sistemiyle izlediğiniz zaman ne demek istediğimi fazlasıyla anlayacaksınız. :)

Son olarak, bir sezon ve on bölümden oluşup, klasik korku temasının sınırlı çerçevesini zorlamayı başaran bu dizi, İMBD’den 8.8 gibi bir puanı almayı başarıyor.