Sayfalar

27 Şubat 2019 Çarşamba

Kültür-Sanat / Wulf Dorn-Travma


                                                                   




Wulf Dorn-Travma


Sesler.
Bir sürü ses.
Fısıldıyorlar, gülüyorlar, tıslıyorlar ve ağlıyorlar.
Gitgide yükseliyor sesleri, gitgide, gitgide.



Bazı psikolojik-gerilim kitapları vardır, insanı ürkütür, fakat bazısı vardır ki, hem ürkütür hem de düşündürür.

Bu kitap en başta, sonunu gösterip daha sonra o sonun nasıl geliştiği şeklinde ilerliyor.

Arka kapağındaki özet çerçevesinin dışına çıkmadan, Almanya'nın sakin bir şehrinde, bir abla-kardeşin başından geçen bazı olaylar sonucunda kendilerini, yakında bulunan küçük bir köydeki  yazlık tipi evlerine atarlar. Bu köyde bazı ilginç olaylar baş gösterir ve insanlar kaybolur. Kitaptaki bu sonuç aslında kitabın giriş kısmını oluşturuyor.

Kendini buradaki olaylardan kurtaran bayanlardan biri, bazı olaylar sonucunda polis korumasına ve sorgulama sürecine alınır. Ana hikaye bundan sonra süreçler içerisinde gelişir.

Kitabın sonundan tam işleri mantık çerçevesine oturttuğunuz zaman gelişen olaylarla gene beyin yakmaya başlarsınız. İşet kitabın ilgi çekici ve fark yaratan kısımda burası.

Yazarın anlatım dili, betimlemeler çok başarılı. Kitaba kapaklandığınız zaman rahat iki günde bitireceğiniz cinsten. Konuda öyle dallı budaklı değil tek çizgide ilerliyor.

Bu yazarın dört kitabını daha okumuştum, hepsi birbirinden güzeldi. Son okuduğum bu kitapta diğerlerinden aşağı kalır cinsten değil.

25 Şubat 2019 Pazartesi

Sinema-Dizi / Anne




Anne

Öyle bir film düşünün ki kimi seyircide hayranlık, kimi seyircide oflama puflama sıkılma alameti göstersin. 2017 yılında izlediğim baş rollerini Jennifer Lawrence ve Javier Bardem’in paylaştığı bu yapımı izlerken film arasında salonun yarısı boşalmıştı.

Evet, film bazen sıkıcı ilerledi fakat ara ara gelişen olaylar, izleyiciye  tarihi ve dini olgularla verilmek istenen mesajlar, filmin içeriğini anlayan izleyicilerin salonda kalmasını sağladı. Sosyal medyada filmi beğenen izleyicilerin, filmi övmesinin arkasında yatan temel neden buydu. 

Konuya girmeden belirteyim bu film eleştirmenlerden geçer not aldı.

Konuya birazcık girecek olursak, evli iki çift şehirden uzak eski bir malikaneye taşınır. Zaman zaman eve ilginç kişiler misafirler gelir. Evdeki çiftimizden bay olanı bir şairdir. Şairin konukları gelmeye başlar ve bu konukların sayısı ve profili git gide gizemli bir hale gelmeye başlar. Gel zaman git zaman ev misafirlerden dolar taşar. Evde cinayetler baş gösterir, polis eve operasyon düzenler, askerler ortaya çıkar bir anda cephe savaşı baş gösterir, evde garip tarikatlar oluşur, en sonunda Jennifer doğum yapar ortalık çorba olur.

Bu bahsettiğim süreçler aslında, yönetmenin dünya ve dinler tarihindeki süreçlere dolaylı olarak göndermelerinden oluşuyor.

Film bittikten sonra bir hafta çevremdekilerle tartışacak sorgulayacak malzeme çıkmıştı.

22 Şubat 2019 Cuma

Teknoloji / Huawei P Smart 2019 64 Gb





Huawei P Smart 2019 64 Gb 


Çin’in ulusal markası Huawei telefon pazarında da hayli iddialı yüksek bir konuma yerleşti.

Giriş-orta ve üst kategoride birçok alternatif ile tüketicinin karşısına modeller sunan Huawei, özellikle orta segment fiyat-performans ürünleri ile dikkat çekiyor.

2019 model Huawei P Smart, 2018 model olan kardeşine göre öyle çok radikal değişiklikler ile gelmiyor. Çok az büyüyen ekranı, 3000’den 3400 mah’a çıkan batarya ve kameraya eklenen yapay zekâ özellikleri belli başlı farklılıklar. Özellikle 2000 TL gibi bir fiyatla sunulan bu ürün, telefon pazarındaki yüksek fiyatları görünce ideal bir alternatif olarak duruyor.





Huawei P Smart 2019’un belli başlı özellikleri şu şekilde.

- Ön yüzeyde damla çentik kullanılmış. Yani ekran, yüzeye daha fazla yayılıyor yüzeyi daha verimli kullanıyor.

- 6.2 inç  2340x1080 Full HD ekran

- Kirin 710 2.2 GHZ 8 çekirdekli işlemci

- 64 GB dâhili hafıza

- 3 GB bellek

- SD kart yuvası ( 512 GB’ta kadar )

- Çift sim kart desteği

- 3400 mah batarya

- Arka kamera 13 mp  ve 2 mp. 2 mp kamera alan derinliği sağlıyor.

- 8 mp ön kamera

- Yüz tanıma özelliği

21 Şubat 2019 Perşembe

Sinema-Dizi / Organize İşler Sazan Sarmalı



Organize İşler Sazan Sarmalı

Vizyondayken aynı zamanda Netflix platformunda yayınlanması ile bir anda dikkatleri üzerine çeken bu yapımı, Netflix’te gezerken karşıma çıkması üzerine bende izledim.

Yılmaz Erdoğan'ın BKM kadrosundan yaptığı takviyeler ile oluşturduğu ekibi bazı soygun işlerine girerler. Ağına düşürdükleri insanlardan para tartaklayan bu ekip, parasını tartakladıkları bir vatandaşın bu durumu bir başka gruba yani iddia mafyasına anlatıp yardım istemesi üzerine iki grup arasında kovalamaca başlar.

İddia mafyasının başında Kıvanç Tatlıtuğ bulunuyor. Saçları öne doğru taralı, gözleri alkolden sulanmış, göbekli bir halde, alışılmışın dışında görüyoruz. Konuşma şekli, şivesi, ciddiyeti, esprileri, ile çok güldüm çok eğlendim.

Tabi konu içinde Yılmaz Erdoğan’ın ailesi ilgili farklı mevzular dallı budaklı gelişmelerde var. Onların detayına girmiyorum.

Sinema işletmecileri, dijital platform yöneticileri ve film yapımcılarını karşı karşıya getirip ilgileri bir anda farklı yönlere çeken bu yapım beni hayli eğlendirip güldürdü. Film arayışında olanlara tavsiye ederim.

19 Şubat 2019 Salı

Sinema-Dizi / Gotham



Gotham

Gotham city aslında bir çok filmin geçtiği, karanlık, sisli, suç oranının tavan yaptığı, güneşin pek olmadığı, New York City’nin farklı bir halidir. Ve bir çoğunuzun bildiği gibi Gotham City demek Batman demektir.

Fakat dizide öyle yarasa adam yok. Yarasa  adamın çocukluğu ve kente çöken suç şebekelerinin hikayesi var.

Bruce Wayne (büyüyünce Batman olacak) daha çocuk. Annesi, babası vurularak öldürülür ve kendisi, kocaman malikanesinde, sonsuz servetiyle beraber hizmetkarı Alfred ile yaşar.

Şehirde çok büyük suç şebekeleri vardır. Bu şebekeler kimi zaman devlete sızar, polis departmanını kontrol etmeye çalışır. İyi yürekli polisler bunlarla savaşır. Aynı zamanda Bruce Wayne büyüdükçe kendini geliştirir, Gotham’ın en zenginlerinden olduğu için bu  şehre bir vefa borcu vardır.

Joker, Penguen, Kedi kız ve daha niceleri dönem dönem dizide yer buluyorlar. Karanlık atmosferi, gangsterlerin yaşadığı, siyah deri kaplamalı, abajurlu mekanlar, çalan müzikler Gotham’ın atmosferini yansıtan ince detaylar olmuş.

Tahmin ettiğiniz gibi bu yapım öyle süper kahraman dizisi değil. Zira öyle olsa en başta ben izlemezdim. J 90’lı yıllarda Parliament Sinema Kuşağında gösterilen Batman filminden tanıdığımız gotik, Gotham şehrine   sizinde ilginiz varsa bu dizi hoşunuza gidebilir.

18 Şubat 2019 Pazartesi

Teknoloji / Acer Swift 7






Acer Swift 7

Dünyanın en ince notebook'u olma unvanını elinde bulunduran Acer Swift 7 geçen yıl Las Vegas’ta düzenlenen CES fuarında tanıtılmıştı. En sonunda ülkemizde de satışa sunuldu. Fakat hemen belirtelim Acer bu modelini yıllara göre güncelliyor.Yani önümüzdeki aylarda daha güçlü daha ince 2019 model Swift 7’ler görebiliriz. İnceleme fırsatı bulduğum bu model 2018 yılında tanıtılan oluyor.

Ben bu notebook'u ilk gördüğümde inceliği karşısında çok şaşırdım. Ciddi ciddi adamlar yapmış dedim. Tamı tamına 8.98 mm kalınlığa ve 1,15 kg ağırlığa sahip. Üstelik tasarımında kaliteli malzemeler tercih edilmiş.

İşlemci olarak i7-7Y75 gibi bir platform kullansa da i7 adına aldanmayın, çünkü 7Y75 serisi, Core M gibi zayıf bir mimari üzerine şekillendirilmiş. Yani günlük standart işlemleriniz  (sosyal medya, mail yazmak, film vs) dışında oyun, ekstra güçlü programlar için yeterli değil.

Bellek olarak 8 GB tercih edilse de Low Power DDR 3 ile gene bizi şaşırtıyor. Low Power olarak DDR 4 neden tercih edilmemiş anlam veremedim.

Son olarak, şu günlerde 7700 TL civarında satılan bu ürüne alternatif olarak, az daha kalın ama çok daha performanslı bir çok ürün bulunmakta. Son kullanıcının bunu dikkate almasında fayda var.

- İntel i7-7Y75 işlemci
- 256 GB SSD
- 14” Full HD IPS dokunmatik ekran
- İntel HD Graphics
- 2 Adet Type-c yuvası
- Metal gövde
- Parmak izi okuyucu
- Klavye aydınlatması
- Stereo ses sistemi

15 Şubat 2019 Cuma

Sinema-Dizi/ Kar Küreyici






Kar Küreyici

Kilometrelerce uzunluktaki devasa tren, yoğun tipi altında ilerlerken en arka vagonlarda yavaş yavaş bir ayaklanmanın  hazırlıkları yapılıyordu.

Yönetmen sandalyesinde Koreli Bong Joon-ho’nun oturdu bu filmde, yakın gelecekteki bir iklim değişikliği sonucu dünyanın karlar altında kalmasıyla beraber hareket halinde olan bu trenin içindeki yaşam savaşı anlatılıyor.

Bir nevi Nuh’un gemisinin farklı versiyonu olan bu makine, sürekli hareket halinde olarak donmuyor ve ön taraftan kürediği karlar ile de içme suyu ihtiyacını karşılıyor.

Sınıfsal farklıkların olduğu bu ortamda en arka vagonlar, fakir ve sosyal statüsü düşük insanların barındığı bir nevi gettolar gibi. İlerleyen vagonlar daha zengin elit insanların barındığı lüks mekânlar. Bu bölgelerde sera ve akvaryum gibi tedarik amaçlı yaşam alanları var. Akvaryumdan balık vb su ürünleri gibi ihtiyaçlar karşılanıyor. Tabi bu hizmet zenginler için. Merak edenler için makinist bölümünde bir nevi lider görünümünde artık ne anlam yüklerseniz yükleyin hatta yaratıcı vurgusu da yapılan, bu tren ve ray sisteminin mühendisi bulunuyor.

Tekrar ilk cümlede adı geçen arka vagonlara dönelim. Senaryo klasik bilim kurgu filmlerinden farklı olarak trende geçen sınıfsal farklılıklar üzerinden yürüyor. Treni yöneten idareci kesim, fakir halka zulüm uygular, isteklerine boyun eğmelerini ister ve en ön vagonlardaki zenginlik ve rahatlıktan haberdar olmamalarını ister. Otoriteye boyun eğmeyen cezalandırılır. Bu cezalandırmalar ibret olması için adeta bir tören halinde yapılır. Arka vagonlardaki halk örgütlenir ve yeter ulaaan dercesine ön vagonlara doğru bir halk hareketi başlatırlar. İşte esas konuya bundan sonra giriyoruz.

Film adeta bittikten sonra oturup düşündüren, izlediğiniz kişiler ile tartışma imkânı veren yaratıcı ve güzel bir eser olmuş. Diktatörlük, sınıflar arası çatışma gibi konulara ilginiz varsa, böyle ilginç bir zeminde, bu konulara vurgu yapan  bu filmi şiddetle tavsiye ediyoruz.