Arkadaşlar hepinize selamlar. Aynı logo ve isimle YouTube kanalı açtım. Blog sayfamda olduğu gibi; kitap, sinema vs incelemesi değil, daha ziyade kamerayı açıp, başta Ankara olmak üzere gittiğim şehirlerin merkezi noktalarında Walking Tour tarzı videolar paylaşacağım. Ticari bir amaçla değil tamamen hobi ve eğlence amacıyla video çekip koyacağım. İlgilenenler ve merak edip takip etmek isteyen arkadaşlar duyurulur. :)
23 Şubat 2021 Salı
12 Şubat 2021 Cuma
Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley
Belki tek beğenmediğim tarafı, paragraf bitimlerinde çok hızlı konunun değişmesi oldu. Okuyorsunuz, alt paragrafa geçince konu bam başka bir yere atlamış. Siz hala konunun devam ettiğini zannediyorsunuz ama konu çoktan değişmiş. Diğer yönlerden bakarsak çok sağlam bir distopya anlatılmış.
Kitap tahmin ettiğiniz gibi gelecekte, kontrol manyağı olan bir sistemin düzenini anlatıyor. Kıyas açısından aklınıza hemen Orwell’ın 1984’ü gelebilir, benzer yönlerinde yok değil ama bu kitapta bu derece korkunç, katı bir yönetim tarif edilmemiş.
Bu kitap biraz biyolojik faktörler üzerinde duruyor. İnsanların üremesi yasak. Bebekler şişelerde geliştirilip, toplumsal sınıflara ayırmak için, ilaçlar ile oluşumları sağlanıyor. Bebeklerin büyüyünce sosyal düzene uygunsuz davranmalarını önlemek amacıyla Pavlov’un deneyleri gibi deneylere maruz bırakılıyor. Acayip ilginç uygulamalar var ama burada yazmak istemiyorum.
Bu dünyada cesetler fosil olarak kullanılıyor. Tamamen tüketim alışkanlığına göre bir şartlandırma var. İnsanlar; Alfa, Beta, Epilson gibi yaptıkları iş ve pozisyonlara göre ayrıştırılmış. Duygu mühendisleri var, kafa uyuşturan filmler yapıyorlar. Sürekli ortalıkta parfüm kokuları var insanları dinginleştiren. Sinirlendiğiniz zaman “Soma” hapını atıyorsun hiç bir şeyin kalmıyor. Hormonlu sakızlar var. Erkek- kadın birlikteliği çok önemli, ammma kadının çocuk doğurması kesinlikle yasak. Düşüncesi bile kadınları iğrendiriyor. Evlilik gibi bir kurum zaten yok. Burada hipnopedya var. Uyurken istediğin her şeyi öğreniyorsun. İlginç mekanlar var. Mesela; ölecek hastalar hastanesi yada hızlı ilerleyen ihtiyarlık koğuşu.
Lider yada tanrı her ne ise hep bir “ FORD” lafı geçiyor. Henry Ford’a gönderme yapmış yazar. İnsanlar Tanrı’ya yönelir diye tek, yaşamak yasak.
Burada yazdıklarımın dışında çok ince detaylar var. Ben üzerinden kaba taslak geçtim. Fakat ilk başta dediğim gibi, okurken mutlaka paragraf geçişlerine dikkat ederek okuyun.
25 Ocak 2021 Pazartesi
Casino
Süre: 2s 58dk
Tür: Dram
Yönetmen: Martin Scorsese
Oyuncular: Robert De Niro, Sharon Stone, Joe Pesci
Ülke: ABD, Fransa
İMBD: 8.2
" Ne kadar çok oynarlarsa, o kadar çok kaybederler"
Süper isimlerden oluşan kadroya, güzel bir konu ve Scorsese dokunuşu eklemişler, karşımıza efsane bir yapım çıkmış.
Ace Rothstein bir kumarhane yöneticisidir. Görevleri çok hassastır. Hem müşteri memnuniyeti, hem patronların kirli işlerini idare etmek, hem de hilebaz müşterilerden oluşan sızıntıları kollayarak, işletmenin karlılık durumunu korumak durumundadır.
Daha sonra, Ace'nin gönül işeri başına bela olur. En yakın arkadaşı parayı bulunca ne oldum delisi olur. Bela çıkarmaya, dağıtmaya başlar. Kısacası işini iyi yapan disiplinli Ace, kendi işi yetmezmiş gibi birden fazla cephede savaşmaya başlar. Nereye kadar !
* Filmde güzel mesajlar var. Mesela, müşterilerin bu büyülü dünyaya kendini kaptırması. Hep yenilseler bile elbette kazanacağını düşünerek gene oynayıp daha çok kaybetmesi.
* Yapılan hileler ve bu hilelere karşı kumarhane yönetiminin aldığı önlemler.
* ABD'nin yerel güvenlik güçleri de eleştirilmiş. Çünkü bu yetkililer, güçlerini kullanarak kumarhane üzerinde otorite kurmaya çalışıyorlar. Yani, "Vegas bizimdir kurallara uysanız bile bir yolunu bulur sizinle uğraşırız" sopası hep dik tutulmuş film boyunca.
Oyunculuk, karşılıklı konuşmalar, ruh hallerinin değişmesi çok etkileyici. Üç saat olmasına rağmen, çok sıkılgan olan ben, hiç sıkılmadan izledim. :)
9 Ocak 2021 Cumartesi
Millet Kütüphanesi
- 4 milyondan fazla kitap koleksiyonu, 550 000 e- kitap ve 120 milyon makale, rapor vb sayısı ile Türkiye'nin en büyük kütüphanesi. Gene aynı şekilde, kapasite açısından Dünya’nın en büyükleri arasında.
- Konum olarak, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi kampüsünde bulunup, bölge olarak Ankara’nın Beştepe semtinde bulunuyor.
- Ulaşım; Söğütözü metro istasyonundan yürüyüş ile 20-25 dk sürüyor. Fakat bu istasyon ve bir sonraki MTA istasyonlarından otobüs aktarması ile ulaşmanız mümkün. Keşke direk metro ile bağlantılı, aktarma ile uğraşmayacağımız bir bölgeye yapılsaydı. :(
Yapı; zemin üzeri 6 kattan oluşuyor. Zeminin altında iki kat daha var. En alt kat, yani -2. katta sergi salonu var. Kategori bölümleri, devasa bir alan olan dairesel yapıda olan Cihannüma salonunun etrafına konumlanıyor ve 6 kat boyunca bu plan sistemiyle yapılmış. Her katta dört kanat şeklinde kategori bölümleri var. Her bölümde okuma alanları bol bol mevcut. Yemekhane var, kafeler var, atıştırma makinaları var. Kafe bölümlerinde sıcak içecek ve su ücretsiz. Yüksek lisans öğrencileri ve akademisyenlerle “özel” ulaşılabilir içerikler ve çalışma alanları da bulunuyor. Gene bir çok noktada bilgisayar ve internet ulaşımı mümkün. Cihannüma Salonu oturma kapasitesi olarak 200 kişilik. Salon etrafındaki 16 kolon, 16 Türk devletini simgeliyor. Kütüphane içerisinde ses yalıtımı çok başarılı. Görsel işitsel aktivitelerin olduğu bir alan vardı fakat pandemi nedeniyle kapalıydı. Süreli yayınlar kısımında aylık dergileri okumanız mümkün. Son olarak, kütüphane dışarısına kitap çıkarmak yasak. Yani sadece orada okuyabiliyorsunuz.
26 Aralık 2020 Cumartesi
Mutlu Ölüm - Albert Camus
Konu içinde iki zıt kutup var. Birincisi; zengin, her
şeye sahip fakat iki bacağı kesik olduğu
için hep eksiklik içinde yaşayan Zagreus. İkincisi ise; fizik olarak normal,
hatta atletik, çapkın ama parasız olan Mersault.
Daha ilk paragrafta bir cinayet ile tanışıyoruz. Daha sonra cinayete uğrayan kişinin sağ olduğu dönmelerde Marsault ile yaptığı, para saadet getirir mi çerçevesinde ki felsefi sohbeti bizleri bekliyor. Bir çok nokta da beyin fırtınası yaptırıp, kafamızın içerisindeki kör noktaları aydınlatan sohbetler var. Kitabı okuyan arkadaşlarım ile uzun uzun tartıştığımız paragraflar olmuştu.
Ben kitabı okurken sanki radyo tiyatrosu dinliyormuşum gibi hissetim. Sanırım hayal gücümün yönü ile alakalı bir durum. Birde yazarın, yazım dili ile alakalı bir durum sanırım, seri şekilde okurken bir anda boşluğa düştüğüm çok oldu.
13 Aralık 2020 Pazar
Climax
Fransız yönetmen Gaspar Noe ile tanışmamız bu film ile oldu. Film acayip ve çok garip. O kadar garip ki filmin ortasında kapanış yazıları falan geçmeye başladı, bitime daha dünya zaman vardı. Sonra film tekrar başladı. :)
Filmin çekim tarzı biraz farklı. Daha önce bahsettiğim kameranın kesintisiz çekim tekniği bu filmde de uygulanmış.
- Olaylar, bir grup dansçının, dans yarışmasına hazırlandığı üç günlük prova süresinde geçiyor. Fakat filmde geçen olay, sadece bir gecede meydana geliyor.
- Yirmi dansçı arasında farklı cinsel eğilimleri olan kişilerde var.
- Ara ara Fransız milliyetçiliği ön plana çıkarılmış.
- İşlenen konu 1996 yılındaki gerçek bir olaya dayanıyor.
- Film biraz +18 kategorisinde. Cinsellik ve uyuşturucu vb madde kullanımı film içinde hayli yüksek.
3 Aralık 2020 Perşembe
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Yeni Salonuna Kavuşuyor
Temeli 1997 atılan yeni CSO kompleksi nihayet bugün açılıyor. Yıllardır Ankara Adliyesi'nin yanında, dev gibi yumurta formu ile dikkatleri çeken ilginç yapı, yirmi üç yılda tamamlandı ve bugün itibariyle hizmete giriyor.
Fotolar: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Resmi Twitter Hesabı
Yapı, iki salon ve fuaye alanından oluşuyor. Ana salon 2023, küçük salon ise 500 kişi kapasiteli. Kompleks içerisinde ayrıca hediyelik eşya dükkanları ve kütüphanede bulunacak. Hemen yanında bulunan tarihi eski CSO binası, arkadaki CerModern , opera binası ve civardaki müzeleri de düşünürsek bölge tam anlamıyla kültür adasına dönüşüyor. Unutmadan, yapımı devam eden Keçiören - Kızılay metro uzatmasının bir durağı bu bölgede bulunuyor.













