30 Ekim 2021 Cumartesi
Oyun
17 Ekim 2021 Pazar
Netflix - KİN
Yılmaz Erdoğan'ı ilk defa bu rol altında izledim. Daha önce bu tarz denemesi var mı bilmiyorum ama ben ilk defa böyle bir rolde izledim kendisini.
Geçmişle bağlantılı bir operasyonda mağdur olan iki kardeş yıllar sonra kendilerini mağdur eden komisere kumpas kurarlar. Ne kadar tanıdık değil mi? :)
Konun içinde bizim komiser kendi işlediği cinayeti aydınlatmaya çalışan ama bir yandan da yakalanmamak için her yolu deneyen bir güvenlik amirine dönüşür.
Benim en çok takıldığım konu, senaryoyu fazla kasmışlar. Yani ödül alan, yılların tecrübeli polis amirinin bazı şeyleri süzememesi Yılmaz Erdoğan kalitesine yakışmamış.
27 Eylül 2021 Pazartesi
Ecinniler / Dostoyevski
Kimin eli kimin cebinde belli değil.
İlk başta Stepan Trofimoviç adında emekli modunda bir amcamızı anlatarak başlayan roman, daha sonra, ortaya karışık misali, türlü türlü insanların konuya dahil olmasıyla çorbaya dönüyor. Burada mesele; karakter aralarındaki bağlantıyı sürekli aklınızda diri tutup, isimleri unutmamanız. Zira konu içerisinde 8-9 tane kilit kişi var.
Konunun ana ekseni şu şekilde. Mevcut Rus yönetimi halkın bir kısmında tepki çekmektedir, bu tepkiye karşılık mevcut yönetimi indirmek için bazı gruplar gizliden gizliye çalışmaktadır. Esas anlatılmak istenen; gizli faaliyet gösteren gruplardan birinin hücre evinde toplanıp yaptığı tehlikeli çalışmalar.
Yazar tartışmasız bu kitabında da gene sanatını konuşturmuş. Karakterler üzerinden yaptığı psikolojik tahliller, betimlemeler, değişen ruh hallerinin yansıdığı davranışlar gene efsane olmuş.
Rus klasiklerinde hep karşıma çıkar. Mesela hep bir toplumsal statü vurgusu vardır ama fakirlikten sürünen herkesin iyi kötü mutlaka bir hizmetkarı bulunur. Yani hem fakir olup, hem hizmetkar çalıştırmakta biraz ilginç. :)
21 Eylül 2021 Salı
Orhan Pamuk - Kafamda Bir Tuhaflık
Bozayı pek sevmezdim, taki Eskişehir'de Kara Kedi bozacısından, leblebi ile tadana kadar. Şimdi bunun kitapla ne alakası var demeyin, kitabı okurken canınız boza çekecek. :)
Köyünden mega şehir İstanbul'a göç eden Mevlut, baba mesleği boza satarak geçimini sağlar. Mevlut için İstanbul sokaklarında gezerek, - Bozaaaaaa diye bağırmak resmen onun için terapi olur. Eski apartmanların camından boza isteyen müşterilerin sallandırdığı çantaları gökten yağan rahmet gibi bekler. Gel zaman git zaman evlenir. Çocukları olur, hayatın meşgalesinde koşturup gider.
Öncelikle kitap farklı bir çizgide, isimler üzerinden köşe yazısı gibi ve farklı zamanlarda geçiyor. 60'lı yıllarda başlayan konu 2009 yılına kadar sürüyor. Ama zaman bir çizgide akmıyor. Kimi zaman 90'lar anlatılırken, kimi zaman hooopp Mevlut'un ergenliğine geçiyoruz.
Yazar eski İstanbul'u resmen yaşattı, havasını içime çektirdi bana. Zamana göre değişen şehir, gece kondu mahallelerindeki sağ -sol çatışması, sağcı ve solcu ailelerin yaşadığı tepelerin farklı olması, esnaf kültürü, siyasi yapıya göre değiştirilmek istenen alışkanlıklar, yazarın kurgulamadaki başarısıyla sayfalara yansıtılmış.
Kitabı okuyunca, eskinin saf dünyasının, betona gömülen ve para hırsıyla tutuşan insanların mesken tuttuğu günümüze göre, ne kadar güzel olduğunu bir kez daha anladım.
31 Ağustos 2021 Salı
Pieces of a Woman
Başlıktaki 22 dakikanın esprisi, filmin hemen başında doğum yapan kadının 22 dakika boyunca kesintisiz bir şekilde yaşadığı acı, ıstırap ve umudunu kaybetme stresinin inanılmaz bir oyunculuk ile süslemesinden kaynaklanıyor.
Aslında film çok öyle derin bir konuya sahip değil ama oyunculuk ve hissettirilen dram, travma, benim gibi aksiyona doymuş bir izleyiciyi bile koltuğa yapıştırdı.
Az çok spoiler vermek zorunda kaldım, çünkü filmin vurucu yönlerini başka türlü anlatamazdım. Film; ölü doğum sonrası bir annenin yaşadığı ruhsal bunalımı anlatıyor. Tabi bu anlatış öyle basit bir şekilde gelişmiyor. Kadının çevresi ile ilişkileri ve bu ilişkiler sonucu yaşadığı dengesizleşme öyle ustaca işlenmiş ki, izleyiciyi kendisine hayran bırakıyor. Bu filmi kesinlikle sıradan bir dram filmi olarak düşünmeyin.
16 Ağustos 2021 Pazartesi
Parazit
Süre: 2s 12dk
Tür: Gerilim
Yönetmen: Bong Joon Ho
IMBD: 8.6
Zenginlik ve Fakirlik Üzerine Hassas Bir Terazi
Filmin yürüdüğü denklemi anlamak için şu iki bilgiyi aklınızda tutun. Zengin aile, "Park" ailesi. Fakir aile "Kim" ailesi.
Gariban, Kim ailesinin genç oğlu bir fırsat bulur ve Park ailesinin evinde, evin genç kızına dersler vermek üzerine iş başı yapar. Sonra yavaş yavaş evin diğer çalışanları olan; şoför, hizmetli gibi çalışanların ayağını kaydırarak kendi ailesini bu evde çalışan olarak istihdam ettirir.
Filmin ilk etabı bu şekilde yerine oturur. Tabi bu eve sızan aile, çalışmaya başlar eve uyum sağladıkça ev sahibi olan patronları, yüksek egoları ile bu emekçi insanları bir güzel ezer. İşte, filmin ana teması da zenginin fakiri ezme noktası olan bu çatışmadan ortaya çıkıyor. Tabi bahsetmediğim çok ilginç mevzularda var fakat o noktalara hiç girmiyorum
Altın Palmiye gibi, Oscar gibi bir çok alanda ödülleri silip süpüren bu filmi bu zamana kadar nasıl izlemediğime bende şaşırdım. :)
2 Ağustos 2021 Pazartesi
Madam Bovary - Gustave Flaubert
Charles işinde başarılı, iyi aile terbiyesi almış başarılı bir doktordur. Yaşlı bir hastasını muayeneye gittiği sırada bu hastasının kızı olan meşhur Emma, doktoru gözüne kestirir. Gün gelir evlenirler ama Emma Bovary evlendikten sonra da rahat durmaz çünkü gözü hep dışarıdadır. Aslında manastır kültüründen çıkma Emma, evlilik sonrası ne oldum delisi olur, gözü açılır. Hem parasal mutluluğu hem de gönül mutluluğunu evli ve çocuğu olmasına rağmen hep dışarda arar. Tabi işi kılıfına uydurmak için kocasına attığı yalanın haddi hesabı yoktur. Sonuçta kitap, yedi kocalı Hürmüz madunda akar gider.
Artan yalanlar ile maddi kayıpların artması, iyi niyetlerin istismar edilmesi, kitabın derinden dönen çarklarını oluşturuyor. Fakat yazar bu kurguyu daha iyi işleyebilir miydi? İşleyebilirdi.
Çoook uzatılan duygusal sahneler, gereksiz betimlemeler, benim okurken motivasyonumu çok düşürdü. Yazar konuyu daha kısa tutarak daha yalın bir dil tercih edebilirdi.





